Adana Şube

     
Antalya Şube

     
Diyarbakır Şube

     
Eskişehir Şube

     
İstanbul Şube

     
Mersin Şube

     

 

BİSMİL

Bismil Tarihçesi ve Coğrafi Konumu

Bismil Kısa Tarihçesi

1936 yılında ilçe olan BİSMİL,Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Diyarbakır iline bağlı en büyük ilçedir. Kuruluşu yeni olmakla beraber son yıllarda yapılan arkeolojik kazılar neticesinde tarihinin çok eskilere dayandığı anlaşılmıştır. İlçenin merkezinde eski kalıntılara rastlanmamakla beraber İlçe yakınlarında bulunan bazı köylerde çok eski yerleşim ve ören yerlere rastlamak mümkündür. Rivayetlere göre bu yerleşim ve ören yerleri tarih süreci içerisinde ilçemize ev sahipliği yaptığı söylenmektedir.

İlçemizin Kuruluşu yeni olmakla beraber adının varlığı ile ilgili şimdiye kadar 3 görüş ortaya atılmaktadır. Bu üç görüş ve rivayet çeşitli zaman dilimlerinde meydana geldiği için üç görüşün de haklılık payları mevcuttur. Ancak son görüş halen kabul görmektedir.

Bundan 4.000 yıl önce(M.ö.2000) Asurlular ile Huriler arasında Dicle ovasının paylaşımı ve Mezopotamya üzerinde egemenlik kurma nedeniyle sürekli savaşlar meydana gelmiştir. Asurlular şimdiki ÜÇTEPE köyünde bulunan ve halen çok büyük bir kısmı tepe altında bulunan büyük bir saray yaparak burayı Hurilere saldırıda ileri üs karakolu olarak kullanmışlardır. Bu sarayın adı TUŞPA olup Asur kralı Banibal tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu Sarayın bulunması 1865 yılında ünlü İngiliz Seyyahı TAYLOR'un Bismil'e gelerek ÜÇTEPE höyüğü üzerinde yapmış olduğu kazıda Asurca yazılı iki DİKİLİTAŞ'ı bulması ile başlamıştır. İngiliz Seyyah TAYLOR,bulduğu bu DİKİLİTAŞ'ları alarak Dünyaca ünlü en büyük müze olan BİRİTİSH Müzesine götürmüş ve halen bu kitabeler orada sergilenmektedir. İşte bu DİKİLİTAŞLAR'ın müzede sergilenmesi ile dünyanın gözü İlçemize çevrilmiştir. Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Ana Bilim Dalı Profesörlerinden Sayın Veli SEVİN'in başkanlık ettiği 12 kişilik bir kazı heyeti İlçemize gelerek bu Höyük üzerinde kazı ve incelemelere başladı. Yapılan 4 kazı sonucunda 1989 yılında dünyanın harikalarından sayılan ve 6 metre kalınlığında ve adı tarihte TUŞPA olarak geçen büyük bir Asur Sarayının kalıntıları bulundu. Yine bu kazılarda Huriler,Asurlular,Romalılar ve Helenistik çağa ait bir çok altın,bronz heykeller,çeşitli paralar,cam eşyalar ve çok sayıda tarihi eserler bulunmuştur. Bulunan bu eserler halen Diyarbakır Müzesinde sergilenmektedir. Ancak daha önce bulunan Dikilitaşlar(Kitabeler) ne yazık ki ülkemize getirtilememiştir. Bu höyük dünyanın en eski yerleşim birimlerinden biri olduğu ve bulunan sarayı Asurlara ait dünyanın en büyük casusluk merkezi olduğu ortaya çıkarılmıştır. Asurlar stratejik önemi bulunan bu sarayı Şimdiki Diyarbakır'a bağlamak için Üçtepe ile Anbar beldesi arasında bulunan Dicle nehri üzerine bir karayolu köprüsü yaptırmıştır. İpek Yolunun güney kolu bu köprü vasıtası ile yapılmakta idi. Bu köprünün halen kalıntıları Dicle altında mevcut olup,taşlarının Demiryolu Köprülerinde kullandığı rivayet edilmektedir. Asurlar M.Ö. 1050 yılında Hurileri büyük bir yenilgiye uğratarak Mezopotamya’nın içlerine çekilmelerini sağlamıştır. Bu savaşta Dicle nehrinin insan kanından dolayı kırmızı aktığı rivayet edilmektedir. Asur Orduları yaptıkları her seferde hem Huri,hem de Urartu medeniyetlerine büyük zarar vermiş-lerdir. Asur Kralı Salmanasar'ın TUŞPA'da ortaya çıkarılan ve kendi adına diktirdiği ve halen Londra BİRİTİSH müzesinde sergilenen iki Dikilitaşta (kitabede),"Güzel Fidanlıkları dağıttım,Dillere destan asma bağlarını tahrip eyledim,bahçeleri ve eşsiz güzellikteki sarayları atlarımızın ayakları altında ezdim,sazlık kadar sık ormanları yaktırıp kestirdim"ibaresine rastlanmıştır. Daha sonra Huriler toparlanarak Asurlulara büyük bir saldırı düzenleyerek Asurluların Diyarbakır havalisi üzerindeki hakimiyetine son vermiştir. İşte bu nedenle halen ilçemizin bulunduğu çevre çok eskilerde de çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. İlçemizin ismi ile ilgili rivayetlere gelince;

Ι. Rivayet: Bundan takriben 2000 yıl önce İran tarafından gelen köle tacirleri Bismil'in Kurmuşlu köyü yakınlarında konaklarken köleler arasında çıkan bir isyanla köle tacirlerinin imha edildiği ve bu kafilede bulunanların uzun yıllar halen kalıntıları bulunan eski mağara ve köprünün bulunduğu mevkide kalarak hayvancılık ve balıkçılıkla uğraştıkları tahmin edilmektedir. Dicle Nehrinin sık sık yatak değiştirmesi sonucunda yapılan evlerin yıkılması ile yerleşim yerlerini değiştirmek zorunda kaldıkları ve bu amaçla halen harabeleri bulunan ve Bismil'in içme suyunun önemli bir kısmının sağlandığı KIRK-PIYAR mevkiinde 20 evlik bir yerleşim yeri kurdukları ve Farsça da BİSTMAL olarak adlandırılması sonucunda Dicle’nin Şimdiki güney kesiminden geçen İpek Yolu kervancıları bu mevkice BİSTMAL denildiği ve daha sonraki yıllarda bu adın Bismil olarak değiştirildiği rivayet edilmektedir.

ΙΙ. Rivayet: Evliya Çelebi 1600 li yıllarda Seyahatnamesinde Diyarbakır hanlarında konaklayan Kervan sahiplerinin biri birine "PİS MİLİ" nasıl geçtiklerini sorduklarını,çünkü Dicle nehrinin oluşturduğu ve bataklık haline gelen alevyonları (ki;bu yörede buna MİL denildiği bilinmektedir)deve kervanlarının aşmakta zorlandıkları ve bu mevkiin PİSMİL olarak adlandırıldığı ve daha sonraki yıllarda PİSMİL adının BİSMİL olarak değiştirildiği rivayyet edilmektedir. Kurmuşlu Çayı ile Dicle Nehrinin birleştiği yer ile Aralık Köyü önündeki eski yerleşim birimlerinde yapılan kazılarda buraların eski yerleşim yerleri olduğu ve kazılar sonucunda Asurlara ait bazı eserler bulunmaktadır.

ΙΙΙ. Rivayet: 1700 li yılların başında tahminen Konya'dan veya Musul'dan gelen bir aşiret şimdiki Of Köyü ve Pamuk Çay karşısındaki DOLAMA mevkii denilen yerde yerleşim alanı kurup,bilahare Dicle nehrinin güney kesiminde konakladıkları ve bu aşiretin isminin BASMİL aşireti olduğu ve bu yerleşim yerine uzun zaman BASMİL denildiği ve Cumhuriyet döneminde adının BİSMİL olarak değiştirildiği rivayet edilmektedir. Üç görüş de çeşitli zaman birimlerinde meydana çıktığı için haklılık payları çoktur. Arkeologlar tarafından yapılacak kazılar neticesinde Bismil'in tarihi hakkında daha fazla bilgi edileceği tahmin edilmektedir.

Yapılacak kazıların yanlızca ÜÇTEPE höyüğü ile sınırlı kalmayacağı,Bismil'in çeşitli yerlerinde bulunan Ören Yerlerini ve diğer yığma tepeleri de kapsayacaktır. Üçtepe mevkiinde yapılan kazılar neticesinde ortaya çıkan tarihi eserler halen Diyarbakır Müzesinde sergilenmektedir.

..................................................................................

COĞRAFİ KONUM

Yerleşim alanı düzlük olup,Dicle Ovasının verimli topraklarına sahiptir. Dicle nehiri ilçemizin ortasından geçmektedir. Kuzeyinde ve güneyinde hafif tepelikler bulunmaktadır. İlçe Dicle ovasında kurulmuştur. Güneydoğu Toroslar ilçemizin güneyinden geçmektedir. Bu dağlara halk arasında kalleş dağlar adı verilmektedir. Çünkü Akdeniz’den ve Ortadoğu’dan gelen sıcak hava akımının İlçemize girmesini engellemektedir. Kızıltepe ve Şanlıurfa'da tropikal bitkilerin yetişmesine karşılık tam bir karasal iklim sahip olan ilçemizde bu Akdeniz'e özgü bitkiler yetişmemektedir.

AKARSU VE GÖLLER :

İlçemizden Dicle Nehiri geçmekte olup,bu nehire irili ufaklı bir çok çay ve dere dökülmektedir. Bu çayların en önemlileri,Pamuk Çay,Göksu Çayı,Kurmuşlu Çayı,Kuru Çay,Ambar Çayı,Caferi Çayı ve Salat çayıdır. Göl yönünden oldukça şansız olan ilçemizin tek gölü mevcut olup,bu göl Çöltepe köyü yakınlarında bulunmaktadır. Çöltepe ile Gültepe arasında bulunan bu gölün kaynağı hakkında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır. Çakıllının güneyinde ikiz göl diye anılan iki göl daha mevcuttur. Derinli yer,yer 15 metreye yaklaşan gölden sulama amacı ile yararlanılmaktadır.

ULAŞIM:

İlçemiz Diyarbakır'a 55 km mesafede olup,Batman-Diyarbakır Karayolu Bismil'den geçmektedir.

İKLİM:

İlçemiz karasal iklimin etkisindedir. Yazlar kurak ve sıcak,kışlar ise soğuk ve yağışlı geçmektedir. Son yıllarda çevremizde yapılan barajlar İlçe iklimini değiştirmiştir. Daha önce aylarca yerde kar kalmasına karşılık,son yıllarda kar yağdığı dahi görülmemiştir. Kış mevsiminde don görülmemekle beraber Aralık ve Ocak aylarında hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü,yaz aylarında ise 45 derecenin üstüne çıkan bir sıcaklıkla karşılaştığı görülmüştür. Özellikle Temmuz,Ağustos aylarında sıcaklık tahammül edilemeyecek duruma gelmektedir. Hatta güneşte su kaynamakta ve bu sıcaklıkta zaman,zaman yumurta bile pişirilmektedir.

KÖYLERİ :

Ağılköy

Babahaki

Çakallı

Gedikbaşı

Kağıtlı

Ağıllı

Bademli

Çakıllı

Göksu

Kamberli

Ahmetli

Baharlı

Çatalköy

Gültepe

Kamışlı

Akbaş

Bahçe

Çavuşlu

Güngeçti

Karabörk

Akçay

Bakacak

Çeltikli

Güroluk

Karagölya

Akköy

Balcılar

Çölağan

Güzelköy

Karagöz

Akoba

Başhan

Çöltepe

 

Karayiğit

Alıncak

Başköy

 

Harmanlı

Kavuşak

Alibey

Başören

 

Hasanpınar

Kayıköy

Aluç

Bayındır

Derbent

 

Kazancı

Aralık

Belli

Dikenli

Işıklar

Keberli

Arıkgöl

Boyacı

Diktepe

 

Kılavuztepe

Aslanoğlu

Bozçalı

Doruk

İsalı

Kocalar

Aşağıdolay

Bölümlü

 

İsapınar

Koğuk

Ataköy

 

Eliaçık

 

Kopuzlu

Aygeçti

 

Erler

 

Körükçü

 

 

 

 

Koyunlu

 

 

 

 

Köprüköy

Merdan

Sarıtoprak

Tatlıçayır

Yamaçköy

Köseli

Meydanlık

Sazlı

Tepecik

Yasince

Kumrulu

Mirzabey

Seki

Tilkilik

Yenice

Kurudeğirmen

 

Serçeler

Topraklı

Yukarıdolay

Kurudere

Obalı

Sinanköy

Türkmenhacı

Yukarıharım

 

Ofköy

 

 

 

 

Oğuzlar

Şahintepe

Uğrak

 

 

 

 

Uğurlu

Üçtepe

 

Pınarbaşı

 

Ulutürk

 

 

 

 

Uyanık

 

 

 YÖNETİM

 

a)-KAYMAKAMLIK:

 

1936 Yılında ilçe olan Bismil'in daha önce Şimdiki Bakacak köyü olan Seyithasan nahiyesini bağlı olduğu söylenmektedir.Bağlı olduğu ilçenin ise yaşanılan büyük bir su baskını veya doğal bir afet sonucunda haritadan silinen ELMEDİNA olduğu bilinmektedir.Bu ilçenin haritadan silinmesi ile bir müddet BEŞİRİ ilçesine bağlandığı ve tüm nüfus ve tapu kayıtlarının ELMEDİNA'da bulunduğu bilinmektedir.Bu ilçenin tahminen Batman çayı kenarında bulunduğu rivayet edilmektedir.Halen Ergani ilçesinde bulunan Tapu Kadastro Müdürlüğünde eski kayıtlarda bu ilçenin adı geçmektedir.(l800 lü yılların ikinci yarısı)1936 yılında Bakanlar kurulu Kararı ile ilçe olan Bismil'in ilk Kaymakamı Şeref KARAKOYUN' olup 2000 tarihi itibarı ile İlçemizin Kaymakamı Diyarbakır Vali Yardımcısı Abdurrahman İNAN' halen görevini sürdürmektedir.. .

 

GÜNÜMÜZE KADAR İLÇEMİZDE GÖREV YAPAN KAYMAKAMLARIN LİSTESİDİR:

 

  1.  Yüksel TOPAL
  2.  Kenan ÇİFTÇİ
  3.  Salim DEMİR
  4.  Abdurrahman İNAN
  5.  Ö.Faruk KOÇAK
  6.  Şükrü ÇAKIR
  7.  Kenan YOZGATLI
  8.  Mehmet KURDOĞLU
  9.  Uğur ALADAĞ
  10.  Rıfat ATA
  11.  Mehmet Zeki ÇİFTÇİ
  12.  Mehmet ÖZCAN
  13.  Ayhan ALTIN
  14.  Aydın GÜÇLÜ
  15.  M.İhsan YALÇIN
  16.  Halef ÇEVRİOĞLU

 

 

 

 

b)-BELEDİYE BAŞKANLIĞI:

 

İlçe Belediye Teşkilatı 1940 yılında kurulmuş olup,ilk Belediye Başkanımız Bulgaristan'dan gelen soydaşımız Muharrem AKSOY olup,atama ile başkanlık yapmıştır.

2011 yılı itibarı ile son Belediye Başkanımız; Cemile EMİNOĞLU’dur.

Hizmet binası 1938 yılında yapılmış olup,ihtiyaca cevap veremediği gibi 102.000 nüfuslu bir ilçeye de yakışmamaktadır.1999 yılında mevcut binanın üstüne bir kat daha eklenmiştir.Halen Belediyemizde 32 si memur 130 u işçi olmak üzere 162 kişi çalışmaktadır.

BAĞLI BİRİMLER:Yazı İşleri,Fen İşleri,İmar İşleri,Zabıta,İtfaiye,Temizlik İşleri,Emlak İşleri,Su İşleri

 

KURULUŞUNDAN GÜNÜMÜZE KADAR GÖREV ALAN BAŞKANLARIMIZ :

  1.  Muharrem AKSOY(1936-40 Atama ile)
  2.  Ali AYDIN(1940-46 Atama ile)
  3.  Şeyhmus ARSLAN(1946-1951 İlk Seçilmiş Başkan)
  4.  Şeyhmus KARAKOÇ(1951-…..)
  5.  Feyzi ARSLAN
  6.  PAT PAT NİYAZİ(ALBAY)(1960-1965 İhtilal sonucu)
  7.  Cemil ORTABOY(1965-1968)
  8.  Reşit ARSLAN(1968-1977 Üç dönem)
  9.  H.Mecit ÇELİK(1977-1980)
  10.  Ayhan ALTUN(Kaymakam-1980-81)
  11.  Mehmet ÖZCAN(Kaymakam 1981-82) 1
  12.  H.Mehmet MERDANOĞLU(1981-83 Atama ile)-(1983-87-1994-1999)
  13.  Abdurrahman ARSLAN(1990-1994) 1
  14.  M.Salih YALÇINKAYA(1999-2003.)
  15.  Şükran AYDIN 2003……
  16.  Cemile EMİNOĞLU

 

 

c)-Okullarımız :

 

1-Bismil Lisesi

2-Atatürk Lisesi:

3-Cahit Sıtkı TARANCI Lisesi

4-Anadolu Lisesi

5-METEM:

6-İmam Hatip Lisesi

7-Atatürk İlköğretim Okulu

8-Cumhuriyet İlköğretim Okulu

9-Eğitim Şehitleri İlköğretim Okulu

10-Fatih İlköğretim Okulu

11-M.Akif İlköğretim Okulu

12-Mehmetcik İlköğretim Okulu

13-Kurtuluş İlköğretim Okulu

14-Ulutürk İlköğretim Okulu:

15-Yunus Emre İlköğretim Okulu

16-Ziya Gökalp İlköğretim Okulu

17-Yavuz Selim İköğretim Okulu

18-Şehit Emin AYDIN İlköğretim Okulu

19-İMKB İlköğretim Okulu

20-Mehmet Merdanoğlu İlköğretim Okulu

21-TOKİ İlköğretim Okulu

 

 

d)-Gelenek ve Göreneklerimiz

  1. Düğünlerimiz;
  2. Nişan ve Sünnetler:
  3. Taziyeler:
  4. Bayram Ziyaretleri
  5. Mahalli Yemeklerimiz:Bismil'e özgü yemeklerimiz ve tarifleri :
  6. Bismil Tavası:Tavanın içerisine önce domates,biber ve sarımsak yerleştirilir üstünede yassılaştırılmış kuzu belinden hazırlanmış et parçaları yerleştirildikten sonra bol miktarda pul biber eklenir ve fırına verilir.

 

  • Keşkek:Dövülmüş buğday ve kemikli etten yapılmış bir yemektir.

 

  • Gırar(Bulgur Pilavı):Önce bir tencerede su kaynatılır,su kaynadıktan sonra içine tuz atılır suya oranla bulgur koyulur ve su kuruyuncaya kadar ateşte bekletilir.

 

  • Mastava:Yoğurt ve sac ekmeği ile yapılan bir mahalli yemektir.

 

  • Pıllor:Un ve pekmez sade yağla birlikte pişirilir.Bulamaç haline getirildikten sonra servis yapılır.

 

  • Şorbeşir:Süt ve pirinçten yapılmış bir çeşit çorbadır.Zevke göre tatlı veya tuzlu olabilir.

 

  • Kelle Paça:Küçük baş hayvanların kafa ve ayaklarından yapılır.Hayvanların başları fırın veya tandırda tütsülenir.Genişçe bir kapta haşlanır,sarımsak ve diğer baharatlar eklenir.

 

  • Mumbar:Kesim hayvanlarının işkembe ve sucuklarından meydana gelen bir yemektir.İşkembe ve sucuklar iyice temizlendikten sonra içine pirinç,küçük et parçaları ve bol miktarda baharat eklendikten sonra genişçe bir kapta haşlanıp pişirilir.

 

  • Şilleki(Şılkana):Hamur iyice cıvıklaştırılır yer ocağına saç ters çevirilerek bırakılr.İyice ısınan sacın üzerine cıvıklaştırılmış hamur kepçe ile boşaltılır,iki tarafı kızartıldıktan sonra üzerine kaynatılmış sade yağlı pekmez eklenir.

 

 

  • Kursık:Aynı şekilde hazırlanan sıvılaştırılmış hamur tavadaki kızgın yağın içine birer kaşık boşaltılır kızartıldıktan sonra üzerlerine önceden hazırlanmış şire veya pekmez eklenir.
  • Dev şeviti:Sade yağla hazırlanan şire tandır ekmeğinin üzerine dökülür.
  • Mehir(ayran aşı):Dövülmüş ve kaynatılmış buğday taneleri ayranla pişirilir çeşitli baharatlar eklenir.Özellikle nane tercih edilir.
  • Şam borek:Hamur açılır içine önceden hazırlanmış patates soğan karışımı veya kıyma soğan karışımı eklenip hamur kapatılır.Saçta veya tavada kızartılır.
  • Belloe: Mercimek ve bulgur sıcak su ile yoğurulur.karışımın içine yeşil soğan, maydanoz ve diğer baharatlardan zevke göre eklenir.
  • Nane sıle(Saç Ekmeği): Önce hamur yoğurulur yoğurulan bu hamurdan ince pideler yapılır,ateşüzerinde kızartılan saç'ın üzerine serpilir ve kızartılır.
  • Çiğ köfte: İnce bulgur'a kıyılmış soğan,dövülmüş sarımsak,pul biberi,beş türlü baharat ve yeterince domates ve biber salçası eklenir.Yeterince yoğurulduktan sonra içine bulgur miktarı kadar dövülmüş veya kıyma yapılmış dana butu eklenerek tekrar yoğurulur belli bir kıvama geldikten sonra ince kıyılmış yeşil soğan ve maydanoz eklenerek tekrar yoğurulur.
  • Kütülük(İçli köfte): İnce bulgur sıcak su ile yoğurulur.Hamur şekline gelen bu karışımın içine;kıyma ve soğan bırakılır,hamur kapatılıp yuvarlak hale getirildikten sonra kaynamış suda haşlanır.Zevke göre haşlanan bu köfteler yumurtaya bulanıp,kızartılır veya olduğu gibi bırakılır.
  • Meftune: Domates,patlıcan ve kabaklar ince doğrandıktan sonra kıyma veya kuş başı etle birlikte tencerede pişirilir.Bol miktarda Summak ve sarımsak eklenir.
  • Tırşik(Güveç): Domates,biber,patlıcan küçük parçalara ayrılarak bir kapta pişirilir.Önceden haşlanmış kuş başı et ve sarımsak eklenir.Fırında veya ocakta iyice pişirilir.
  • Babakanuç: Kesilmemiş patlıcanlar şişe takılarak fırına veya tandıra bırakılır kavurulduktan sonra kabukları soyulur.İyice dövülür,üzerine yumurta ve dövülmüş sarımsak eklenerek ateşte pişirilir.
  • Hurık: İnce bulgur yumuşatılarak yuvarlak hale getirilip,kaynatıldıktan sonra,sarımsak ve pul biber yağda kavrularak üzerine dökülerek yapılan bir yemektir.
  • Murtığa: Un sade yağda kızartılır.İçine yumurta eklenir.
  • Kuzu dolma: Kuzu kolu(Beytülhem)haşlanır.İçine önceden hazırlanmış ve pişirilmiş iç pilav(pirinç,antep fıstığı,kuş üzümü ve çeşitli baharatlar)kuzu kolu yarılarak içine bırakılır,giriş kısmı dikilir ve tepsiye bırakılarak fırına sürülür.
  • Sarma: Dut veya asma yaprağına iç pilavı (pirinç,küçük kıyılmış et ve çeşitli baharatlar) bırakılır.Rulo haline getirildikten sonra tencereye yerleştirilip pişirilir.
  • Düzme: Patlıcan veya patatesten yapılan bir yemektir.Patlıcan veya patatesler i
  • Saç Tava: Kuyruk yağı saç tavada iyice kızartılır.Posası alındıktan sonra az haşlanmış kuş başı et eklenir.Etler kızartıldıktan sonra ince kıyılmış sivri biber eklenir.Biberler renk değiştirdikten sonra kabuğu alınmış ve sos haline getirilmiş domates eklenir.İyice piştikten sonra iyice haşlanmış pirzolalık et eklenir.Birlikte tekrar pişirilir.
  • Aşureaşı: En az on çeşit yemiş ve baharat(Ceviz,fındık,kuru üzüm, incir, nohut, buğday, fasulye v.b.) iç içe bırakılarak iyice pişirilir.
  • Gıllo zırtık: İnce bulgur ıslatıp kaynatılarak üzerine,sumak ve yumurta akı dökülerek hazırlanan bir yemektir.
  • Kereng Aşı: Kengerler iyice temizlenip,döğme ile birlikte pişirilir içine sumak eklenir.

 

                f)-BİSMİL'İN ÜNLÜ KİŞİLERİ:

 

                İLÇEMİZİN ÜNLÜLERİ Bismil'in yetiştirdiği ünlü isimler ;

 

1-Esma OCAK(Yazar)

2-Veysel ÖNGÖREN(Şair)

3-Vasfi ÖNGÖREN(Yazar)

4-Reşat GÜLEKEN(General)

5-Salih ÇELİK(Prof .)

6- Salih SÜMER(Milletvekili-Devlet Bakanı )

7-M.Mehdi EKER (Milet Vekili-Tarım ve Köy İşleri Bakanı)

8-Ali İhsan MERDANOĞLU (Millet Vekili)

9-Şeyhmus ARSLAN(Milletvekili)

10-Bahattin KARAKOÇ(Milletvekili-Avukat)

11-Muzaffer ARSLAN(Milletvekili

12--Eşref CENGİZ(Milletvekili)

13-Edip POLAT(Yazar)

14-Abdurrahman Efendi(1920-24 Diyarbakır Belediye Başkanı)

15-Erdal BULUT(Ses Sanatçısı)

 

Kaynak : BİSMİL BELEDİYESİ

http://www.bismil.bel.tr/tr/index

“Bismil İlçesininin başka bir kaynaktan alınan tarihçesi ise şöyledir:

BİSMİL'İN TARİHÇESİ

1936 yılında ilçe olan BİSMİL,Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Diyarbakır iline bağlı en büyük ilçedir.Kuruluşu yeni olmakla beraber son yıllarda yapılan arkeolojik kazılar neticesinde tarihinin çok eskilere dayandığı anlaşılmıştır.İlçenin merkezinde eski kalıntılara rastlanmamakla beraber İlçe yakınlarında bulunan bazı köylerde çok eski yerleşim ve ören yerlere rastlamak mümkündür.Yapılan rivayetlere göre bu yerleşim ve ören yerleri tarih süreci içerisinde ilçemize ev sahipliği yaptığı söylenmektedir.

İlçemizin Kuruluşu yeni olmakla beraber adının varlığı ile ilgili şimdiye kadar 3 görüş ortaya atılmaktadır.Bu üç görüş ve rivayet çeşitli zaman dilimlerinde meydana geldiği için üç görüşün de haklılık payları mevcuttur.Ancak son görüş halen kabul görmektedir.

Bundan 4.000 yıl önce(M.ö.2000) Asurlular ile Huriler arasında Dicle ovasının paylaşımı ve Mezopotamya üzerinde egemenlik kurma nedeniyle sürekli savaşlar meydana gelmiştir. Asurlular şimdiki ÜÇTEPE köyünde bulunan ve halen çok büyük bir kısmı tepe altında bulunan büyük bir saray yaparak burayı Hurilere saldırıda ileri üs karakolu olarak kullanmışlardır..Bu sarayın adı TUŞAN olup Asur kralı Salmanasar tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir.Bu Sarayın bulunması 1865 yılında ünlü İngiliz Seyyahı TAYLOR'un Bismil'e gelerek Üçtepe höyüğü üzerinde yapmış olduğu kazıda Asurca yazılı iki DİKİLİTAŞ'ı bulması ile başlamıştır.İngiliz Seyyah TAYLOR,bulduğu bu DİKİLİTAŞ'ları alarak Dünyaca ünlü en büyük müze olan BİRİTİSH Müzesine götürmüş ve halen bu kitabeler orada sergilenmektedir.İşte bu DİKİLİTAŞLAR'ın müzede sergilenmesi ile dünyanın gözü İlçemize çevrilmiştir.Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi Arkoloji Anabilim Dalı Profesörlerinden Sayın Veli SEVİN'in başkanlık ettiği 12 kişilik bir kazı heyeti İlçemize gelerek bu Höyük üzerinde kazı ve incelemelere başladı.Yapılan 4 kazı sonucunda 1989 yılında dünyanın harikalırandan sayılan ve 6 metre kalınlığında ve adı tarihte TUŞAN olarak geçen büyük bir Asur Sarayının kalıntıları bulundu.Yine bu kazılarda Huriler,Asurlar,Romalılar ve Helenistik çağa ait bir çok altın,bronz heykeller,çeşitli paralar,cam eşyalar ve çok sayıda tarihi eserler bulunmuştur.Bulunan bu eserler halen Diyarbakır Müzesinde sergilenmektedir.Ancak daha önce bulunan Dikilitaşlar(Kitabeler) ne yazık ki ülkemize getirtilememiştir.Bu höyük dünyanın en eski yerleşim birimlerinden biri olduğu ve bulunan sarayı Asurlara ait dünyanın en büyük casusluk merkezi olduğu ortaya çıkarılmıştır.(Bu yazı Bismil Haber Gazetesinin 1989 yılında yayınlanan 47.sayısından alınmıştır.)Asurlar stratejik önemi bulunan bu sarayı Şimdiki Diyarbakır'a bağlamak için Üçtepe ile Anbar beldesi arasında bulunan Dicle nehri üzerine bir karayolu köprüsü yaptırmıştır.İpek Yolunun güney kolu bu köprü vasıtası ile yapılmakta idi.Bu köprünün halen kalıntıları Dicle altında mevcut olup,taşlarının Demiryolu Köprülerinde kullandığı rivayet edilmektedir.Asurlar M.Ö. 1050 yılında Hurileri büyük bir yenilgiye uğratarak Mezopotamya'nın içlerine çekilmelerini sağlamıştır. Bu savaşta Dicle nehrinin insan kanından dolayı kırmızı aktığı rivayet edilmektedir.Asur Orduları yaptıkları her seferde hem Huri,hem de Urartu medeniyetlerine büyük zarar vermişlerdir.Asur Kralı Salmanasar'ın TUŞAN'da ortaya çıkarılan ve kendi adına diktirdiği ve halen Londra BİRİTİSH müzesinde sergilenen iki Dikilitaşta (kitabede),"Güzel Fidanlıkları dağıttım,Dillere destan asma bağlarını tahrip eyledim,bahçeleri ve eşsiz güzellikteki sarayları atlarımızın ayakları altında ezdim,sazlık kadar sık ormanları yaktırıp kestirdim"ibaresine rastlanmıştır.Daha sonra Huriler toparlanarak Asurlulara büyük bir saldırı düzenleyerek Asurluların Diyarbakır havalisi üzerindeki hakimiyetine son vermiştir.İşte bu nedenle halen ilçemizin bulunduğu çevre çok eskilerde de çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır.İlçemizin ismi ile ilgili rivayetlere gelince;

Birinci Rivayet:-Bundan takriben 2000 yıl önce İran tarafından gelen köle tacirleri Bismil'in Kurmuşlu köyü yakınlarında konaklarken köleler arasında çıkan bir isyanla köle tacirlerinin imha edildiği ve bu kafilede bulunanların uzun yıllar halen kalıntıları bulunan eski mağara ve köprünün bulunduğu mevkide kalarak hayvancılık ve balıkçılıkla uğraştıkları tahmin edilmektedir.Dicle Nehrinin sık sık yatak değiştirmesi sonucunda yapılan evlerin yıkılması ile yerleşim yerlerini değiştirmek zorunda kaldıkları ve bu amaçla halen harabeleri bulunan ve Bismil'in içme suyunun önemli bir kısmının sağlandığı KIRKPIYAR mevkiinde 20 evlik bir yerleşim yeri kurdukları ve farsçada BİSTMAL olarak adlandırılması sonucunda Diclenin Şimdiki güney kesiminden geçen İpek Yolu kervancıları bu mevkiin BİSTMAL denildiği ve daha sonraki yıllarda bu adın Bismil olarak değiştirildiği rivayet edilmektedir.

İkince Rivayet-Evliye Çelebi 1600 li yıllarda Seyahatnamesinde Diyarbakır hanlarında konaklayan Kervan sahiplerinin birbirine "PİS MİLİ" nasıl geçtiklerini sorduklarını,çünkü Dicle nehrinin oluşturduğu ve bataklık haline gelen alüvyonları(ki;bu yörede buna MİL denildiği bilinmektedir)deve kervanlarının aşmakta zorlandıkları ve bu mevkiin PİSMİL olarak adlandırıldığı ve daha sonraki yıllarda PİSMİL adının BİSMİL olarak değiştirildiği rivayet edilmektedir.Kurmuşlu Çayı ile Dicle Nehrinin birleştiği yer ile Aralık Köyü önündeki eski yerleşim birimlerinde yapılan kazılarda buraların eski yerleşim yerleri olduğu ve kazılar sonucunda Asurlara ait bazı eserler bulunmaktadır.

Üçüncü Rivayet-1700 li yılların başında tahminen Konya'dan veya Musul'dan gelen bir aşiret şimdiki Of Köyü ve Pamuk Çay karşısındaki DOLAMA mevkii denilen yerde yerleşim alanı kurup,bilahare Dicle nehrinin güney kesiminde konakladıkları ve bu aşiretin adının BASMİL aşireti olduğu ve bu yerleşim yerine uzun zaman BASMİL denildiği ve Cumhuriyet döneminde adının BİSMİL olarak değiştirildiği rivayet edilmektedir.Üç görüş de çeşitli zaman birimlerinde meydana çıktığı için haklılık payları çoktur.Ancak rivayet ne olursa olsun İlçemizin isminin BESMELEYİ (Bismillah Rahmani Rahim) çağrıştırdığı,yani BİSMİLLAH'ın ilk iki hecesi olan BİSMİL olması bizler için mutluluk kaynağıdır.

Arkeologlar tarafından yapılacak kazılar neticesinde Bismil'in tarihi hakkında daha fazla bilgi edileceği tahmin edilmektedir.Terör nedeniyle durdurulan bu kazıların bu yıl(1999) tekrar başlatılacağı bizler için büyük bir mutluluktur.Yapılacak kazıların yalnızca ÜÇTEPE höyüğü ile sınırlı kalmayacağı,Bismil'in çeşitli yerlerinde bulunan Ören Yerlerini ve diğer yığma tepeleri de kapsayacaktır.Üçtepe mevkiinde yapılan kazılar neticesinde ortaya çıkan tarihi eserler halen Diyarbakır Müzesinde sergilenmektedir.2000 yılı içerisinde Korukçu,Tepe ve Kale(Kela Pozreş)köylerinde yeniden kazılara başlanmış olup,Bismil'in tarihine ışık tutacak yeni bilgi ve kalıntılara rastlanmıştır.Bu kazılarda çıkarılan tarihi eserler Diyarbakır'daki müzelere teslim edilmiştir.

 

 

Kurulum : MaxiAVM