Adana Şube

     
Antalya Şube

     
Diyarbakır Şube

     
Eskişehir Şube

     
İstanbul Şube

     
Mersin Şube

     

 

KOCAKÖY

KOCAKÖYÜN'ün TARİHÇESİ

 

İlçemizin taş çağlarından beri yoğun bir iskân dokusu ile meskun olduğu, çevrede bulunan kalıntılardan anlaşılmaktadır. Bu konuda yapılmakta olan araştırmalarda, başta yörede karga bıçağı denen obsidiyen ve sileks olmak üzere, çeşitli çakmak taşlarından yontulmuş araç gereç, bol miktarda bulunmaktadır. Hatta, Ambar vadisinin Goza Çelo mevkiindeki Karna höyüğünün 150 m kadar uzağına düşen bir tarlada obsidiyen malzeme o kadar bol bulunur ki, zamanında bir obsidiyen satış merkezinin burada bulunduğuna, yahut en azından buranın, bu malzemeyi taşıyan bir kervana her nasılsa son durak olduğuna dair kanaat hasıl olmaktadır.. İlçe çevresindeki tarihi alanlardan hiçbirinde bilimsel bir kazı çalışması yapılmadığı gibi, bu gibi yerler, definecilerin de tahrip ve yağmasına açık coğrafyadadır. Bununla birlikte yöre, oldukça zengin tarihi ören yerlerini ihata etmektedir. Sözgelimi, ilçe merkezinde yarım düzine kadar sarnıç ile bir o kadar kaya mezarı bulunmaktadır. Merkez kasabanın 4 km kadar batısından güneye doğru akmakta olan Ambar Çayı civarında bulunan tabii mağaralardan birkaçı ve özellikle de Uyuz Mağara, ihtiva ettikleri kalıntılardan, tarihöncesi çağlardan beri barınak olarak kullanıldıkları açıkça anlaşılmaktadır. Söz konusu vadide, ayrıca beş altı tane höyük, bir şehir kalıntısı, bir kale, ikisi yüksek uçurumlara oyulmuş ondan fazla kaya mezarı, barınak olarak kullanılmış bir suni mağara, taş havanlar, bulunmaktadır. İlçemizde on kadar höyük, iki yüzden fazla oyma mağara (bunların önemli bir kısmı Karaz, Şaklat ve Mendan mağara köylerinde toplanmıştır. Birincisinde 65, ikincisinde ise 15, üçüncüsünde ise 10 kadar mağara bir aradadır), Ambar, Şaklat, Arkbaşı köylerimizdeki üç ayrı tip kaya mezarının mevcudiyeti ve burada sayılamayacak daha pek çok tarihi kalıntı, yörenin, dünya çapında bilinen en eski medeniyetlerden olan Çayönü ile emsal ve çağdaş olduğunu düşündürmektedir.

 

İlçemizde Hurri-Mitanni, Urartu (bu medeniyetten kaldığı düşünülen Hatun Köşkündeki kale, kaya mezarı, tüp geçit ve ören yeri kalıntıları, Ambar vadisinin yukarı mecralarında, Hani ilçemize bağlı Yayvan Köyünün 5 km kadar batısında bulunmaktadır), Asur (Speleolojik bakımdan pek kıymetli ve bakir bir hazine olan, fakat araştırılmadığı için amatör maceracıların hoyratça gezileri ile yörenin tamamında olduğu gibi definecilerin tahripkâr kaçak kazılarına mahal olmaktan kurtulamayan Bırklin mağaralarında bunlardan kalan yazıt ve kabartmalar ile duvar kalıntıları mevcuttur), Med, İskit, Pers, Helenistik/Selefkos, Roma (Bunlardan kalan Dakyanus Şehri harabeleri Fis Ovasının batısında yükselen tepede bulunmaktadır. Yöre halkı tarafından meşhur Ashâb-ı Kehf hikâyesinin burada geçtiğine inanılmakta ve bunların bir makamı da bu civarda bulunmaktadır.), Bizans, Abbasi, Mervani, Selçuklu, Artuklu, Eyyubi, Kölemen, Akkoyunlu ve Osmanlı egemenlikleri yaşanmıştır.

 

Yaklaşık yüz elli senelik bir tapu kaydından, Karaz’ın o zamanlar Palu İlçesine bağlı bir köy olduğu anlaşılmaktadır. Gene yaklaşık yüz yıl önceki bir sâlnâmeden, ilçe merkezinin bir nahiye olduğu sonucuna varılmaktadır. Ankara’da, halen müze olarak kullanılan eski TBMM binasında  bulunan haritada ilçenin ismi (Karaz iken, eski yazıdaki kaf ve sin harfleri ile) “Karas” olarak yazılıdır.

 

Kocaköy 1972 yılına kadar Lice ilçesine bağlı bir köydü. Daha sonra İl merkezine bağlanmıştır.1976 yılında belediye teşkilatı kurulmuş olup, 09.05.1990 tarih ve 3644 sayılı kanun ile Kocaköy ismi adı altında ilçe hüviyetine kavuşmuştur.

 

COĞRAFYASI

İlimizin en küçük ve en yeni ilçesi olan Kocaköy İlçesinin Merkezi, 40°28’ doğu boylamı ile 30°07’ kuzey enlemininkesiştiği koordinat noktasında, Diyarbakır-Bingöl karayolunun (D 950) 62. km’sine rastlayan kesimin 3 km kadar batısında yer almaktadır. Kocaköy, Güneydoğu Toroslarının Pütürge-Sason yayını oluşturan dağ silsilesinin güney eteklerini oluşturan peneplenler üzerinde kuruludur. Burası, Afrika-Arabistan tektonik plâkasının Avrasya lâkasıyla “çarpıştığı” çizgidedir. Dolayısıyla ortalama otuz kırk yılda bir hayli yıkıcı depremlerin görüldüğü bir yöremizdir.

 

Rakım, ortalama 950 m. Civarındadır. En yüksek noktalar, nakil baz istasyonu direğinin kurulduğu Pirî Mezarı Tepe 978 m., Mezarlık Tepesi 973 m. yüksekliktedir. İlçe merkezinin kurulduğu zemin, dağlık kesimi ovalık kesimden ayıran geniş bir vadinin güneye bakan yamacındadır. Bu vadi, doğu-batı istikametinde uzanan ve mevsimlik sularını Ambar Çayına boşaltan Navadar Deresinin yer aldığı vadidir. İlçe merkezini oluşturan ve zamanla genişleyip yayılan kasaba, batıdaki Ambar Çayına dökülen derelerden Navadar Deresi ve Derin Dere ile doğudaki Derun Çayına uzanan Alanpınarı (Kaniyaalan) deresinin havzalarının su ayırım çizgilerini de içine almaktadır.

 

İlçe merkezinin yerleştiği alan, kuzeyde kalsiyum minerali bakımından zengin kayalar oluşturur. Güneyde ise, deniz yumuşakçaları fosilleri bakımından zengin sediment tortulu kaya formları ile kaplıdır.

 

İlçe merkezi, idari bakımdan dokuz mahalleye bölünmüştür. Bunlardan Kaya Mahallesi, Yenişehir Mahallesi ile Şeyhşerafettin Mahallesi asıl bünyeyi oluşturur. Diğer altısı ise, ilçe merkezine hayli uzak yerleşim birimleridir. Yakınlık sırasına göre bu mahallelerimizin kuş uçuşu mesafeleri şöyledir: Kokulupınar 2.5 km, Çakmaklı 2.75 km, Hacıreşit 3.75 km, Eyüpler 5 km, Şerifoğulları 7.5 km ve Çayırlı 11.25 km... Bunlardan Çayırlı Mahallesine giden yolun yaklaşık 16 km. olduğunu ifade etmek, yerleşmenin dağınıklığı hakkında bir fikir vermeye yeterlidir. Burada, Yazı köyünün bu altı mahallemizden daha yakın olduğunu söylemek de yerinde olur.

 

İlçeye bağlı köylerden Boyunlu, Yazı ile Şaklat dağlık kesimde; Bozbağlar, Bozyer, Çaytepe, Suçıktı ve Günalan ovalık kesimde kurulmuşlardır. Doğuda Arkbaşı ile Tepecik, batıda ise Ambar köyü, bu iki kesimin sınırına kurulu bulunan köylerimizdir.

 

İlçede etkili olan iklim, tipolojik olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi iklimi ile Doğu Anadolu Bölgesi iklimi arasında geçiş formu niteliğini arz eder. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. Bahar mevsimleri yağışlı ve kısa süreli olur. Hasat mevsimi 15 mayısta başlar.

 

İlçenin dağlık arazileri bozuk meşeliktir. Fakat bunlar da hızla yok olmaktadır. İlçe genelinde öteden beri süregelen ve özellikle 1960’lı yıllarda hızlanan ağaç ve orman kıyımı yüzünden, yarım asır önce ormanlarla kaplı olan dağlık kesimler ile bilhassa Ambar Çayı vadisi, bugün gittikçe çoraklaşmaktadır.

  

İKLİM

 

 İlçede, bugüne kadar istatistiklere esas olmak üzere ölçümler yapılmamış olmakla birlikte, Diyarbakır ili değerlerinden hareketle takribi sonuçlara ulaşabiliriz. Kocaköy ile il merkezi arasında 300 metre’ye varan rakım farkı mevcuttur. Bu itibarla sıcaklık ortalamalarının İl ortalamalarının yaklaşık 2°C altında seyreder. Dolayısıyla ortalama yüksek sıcaklık 20.5°C, en yüksek sıcaklık 44°C; ortalama düşük sıcaklık 6°C, en düşük sıcaklık ise  -26°C civarındadır.

 

 Yağış rejimi daha çok Akdeniz İklimi kökenli olduğundan kış ve bahar yağışları görülür. Soğuk aylarda, Orta Akdeniz üzerinden gelen cephe yağışları etkili olur. Eylül sonu ve özellikle mayıs aylarında ise “kırkikindi” denilen ani, kısa süreli ve şiddetli konveksiyon yağışları görülür. Diyarbakır’ın aldığı ortalama yağış miktarı, yıllık 496 mm olarak belirlenmiştir. Uç değerler ise 200 mm ile 730 mm arasında değişir. Kocaköy’ün, bu değerlerden en az 50 mm daha bol yağış aldığını söyleyebiliriz.

 

 Kocaköy’de yıllık karlı gün sayısı ortalama 25 civarındadır. Bu, il ortalamasının iki katına varan bir değerdir. Öyle ki, Kocaköy’ün Kaya Mahallesinde, Hükümet Konağının bulunduğu tepedeki karlar, bazen Çakmaklı Mahallesinden 20 gün sonra kalkar.

 

 

 İlçe merkezini sınırlayan doğal faktörler; doğuda Diyarbakır Bingöl karayolu, Batıda Ambar Çayı, Kuzey batısında hani ilçesi, kuzey doğusunda Lice ilçesi, Güneyinde Diyarbakır merkez köyleridir.

 

Kurulum : MaxiAVM